Finans
0

Zihniyet Değişiminde Direnmeyip Mevcut Alışkanlıklardan Vazgeçilecek mi?

Kulüpler şeffaflığın olmadığı, denetim faaliyetlerinin tam anlamıyla yapılamadığı, mali disiplinden uzak, liyakat esasına dayanmayan dolayısıyla sorumluluk bilincinin de eksik olduğu sürdürülemez organizasyonlar haline geldiler.

Buna ek olarak ş sportif başarıyla finansal başarının birbiriyle paralel gitmesi gerektiğini de anlayamadılar. 2019-20 sezonundan itibaren Türk futbolunda yeni kurallar, kurullar ve tanımlamalara alışacağız. Alışırken aynı zamanda, kulüplerin mali anlamda çökmesine neden olan alışkanlıklarından vazgeçecekler mi; birlikte göreceğiz.

1 Haziran’daki TFF Genel Kurul toplantısında, Kulüp Lisans Kurulu’nda yer alacak üyelerle ilgili son derece yerinde bazı kriterler getirildi. Kurul içerisinde, alanında yeterliliği tescillenmiş yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, bağımsız denetçi ve avukatın yanında ekonomist kimlikleriyle Bankalar Birliği’nden de üç temsilci bulunmaktadır. Kurul, bu sene ilk defa takım harcama limitini (Futbolcu, teknik kadro ve menajer ücret giderleri ) açıkladı. Beşiktaş’ın limiti 256 milyon TL olarak açıklandı. En yüksek limite 369 milyon TL ile Galatasaray sahipken, en düşük limite 24 milyon TL ile Antalya sahip oldu. Beşiktaş’ın 256 milyon TL’lik limitini son iki sene de gerçekleşen 393 milyon TL ve 390 milyon TL ile 2019-2020 sezonu için bütçelenen 353 milyon TL ile kıyasladığımızda, finansal gerçeklerle örtüşmediğini görüyoruz.

Bu da Beşiktaş’ın bu sezon limite uymak için zorlanacağını anlamına geliyor. Peki, Beşiktaş ve diğer kulüpler mevcut borç yapılandırması sayesinde kurtulabilecekler mi? Bu sorunun cevabı kısa ve net bir şekilde, hayır. Borç yapılandırma ve lisanslama kriterlerinde alınan önlemler güzel olmakla birlikte kulüplerin kurtulması için yeterli değildir.

Mevcut yapılandırma süreleri ve şartları kulüplere sadece nefes aldıracaktır. İkinci yılın sonunda benzer, hatta daha sert tartışmaların içine girilebilir. Eğer amaç Türk futbolunu kurtarmaksa yapılandırma şartlarının daha akılcı ve ileriye dönük olması gerekmektedir. Beşiktaş özelinde yaptığımız hesaplamalara göre yapılandırmanın en az 6-7 yıl anapara ödemesiz, toplam 12- 13 yıl civarında olması gerekmektedir. Beşiktaş bu sürelerde fon yaratıp, borçlarını ödeyebilecek kabiliyete kavuşabilecektir. Oysa mevcut yapılandırmada Beşiktaş, 2.6 milyar TL’yi aşan borcu ödeme kabiliyetine kavuşamayacaktır. Eğer borç yapılandırma medyaya yansıdığı gibi anapara ödemesi 3 yıl şeklinde ise, bugünkü finansal borcun dahi “sadece anapara” ödemesi 500 milyon TL, faiziyle birlikte 800 milyon TL civarında olacaktır.

Benzer süreci İspanyol futbolu yaşamış ve defalarca uygulanan yapılandırmalara rağmen, her seferinde daha kötü durumlarla karşılaşmışlardır.

Bizdeki tartışmalar orada da olmuş; hatta bir İspanyol milletvekili bizde de verilen benzer tepkiyle işletmelerin ve halkın finansal anlamda zorda olduğu dönem de neden futbol kulüplerini kurtardıklarını sorgulamıştır. İspanya futbolunun bu çıkmazdan çıkış süreci ile ilgili alınan önlemler dikkatli bir şekilde incelenmeli ve muhataplarıyla da bilgi alışverişinde bulunulmalıdır.

Öncelikle Türk futbolunun gelişmesi ve ekonomik büyümesinin sağlanması için organizasyon bozukluklarının düzeltilmesi gereklidir. Çoğunluğu dernek statüsünde olan kulüplerine seçilen yöneticilerinin neredeyse sorumlulukları bulunmamaktadır. Bu yöneticilerin iyi niyetli ama sonucu kötü olan icraatlarının sonuçlarına kulüpler katlanmaktadır. Eğer amaç Türk futbolunu bu finansal çöküntüden kurtarmaksa, ilk icraat, senelerdir sümen altı edilen “Spor Kulüpleri Yasası”nın güncellenerek çıkarılması olmalıdır. Yasal zemini oluşturulduktan sonra kulüplerin yapıları yeni düzene uygun hale getirilmeli, kulüplerin bu kanunlara harfiyen uymaları sağlanmalıdır.

Kulüplerde görev alacak yöneticilere kanunlarla sorumluluk verilmesi gerekmektedir. Yasal ve yapısal düzenlemelerden sonra kulüplerin borcunu ödeyebileceği yapılandırmalar yapılmalı; kapsamı sadece finansal borçlar değil, devlete olan vergi borçları ve diğer borçlar da olmalıdır. Bunlarla birlikte yüksek faiz oranlarıyla borçlanan kulüplerin borçlanma maliyetleri de düşürülmelidir. Özetle Beşiktaş’ı ve Türk futbolunu kurtarmak istiyorsak; kulüplerin yönetim anlayışı ve organizasyon yapılarını düzeltmeliyiz. Kulüplerimizin şeffaflık, mali disiplin, sorumluluk ve hesap verebilirliği ilke edinmiş, liyakat esasına dayalı sürdürülebilir kurumsal yapılar haline getirilmesi hedeflenmelidir. Bu kapsamda kulüplerin denetim kurullarının yönetimlerden bağımsız ve tarafsız seçilmesinin ve seçilen kurullarında hür ve bağımsız denetim faaliyetlerini gerçekleştirmesi sağlanmalıdır. Bunun sağlanabilmesi için başta devlet olmak üzere federasyon, kulüpler ve taraftarlar dâhil herkese görevler düşmektedir.

Geçtiğimiz Şubat ayında Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş. özet finansal tablosu ve dipnotları ile sınırlı denetçi raporunu analiz edip kamuoyuna sunmuştuk.

Bu yıl içindeki ikinci raporumuzu 2018-19 sezonunu kapsayan yılsonu raporunun da yayınlanmasıyla detaylı analizler ve yorumlarla yayınlıyoruz. Raporda yer alan bilgilerin Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş.’nin borsada yayınladığı rapor ile Denetim Kurulu’nun 2019 yılı ikinci dönem raporlarından yararlanılarak hazırlandığın hatırlatmak isteriz. Beşiktaş’ın şeffaflığı, mali disiplini ve hesap verilebilirliği ilke edinmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bununla birlikte risklerle ilgili uyarılarımızın da görevimiz olduğu bilincindeyiz. Bu süreçte görevimize sonuna kadar sahip çıkmayı amaçlayarak görüşlerimizin sunuyoruz ve Beşiktaş paydaşlarını bilgilendirmeye çalışıyoruz. Şimdi gelin Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bağlı Ortaklıkları’nın (“Şirket”) 31 Mayıs 2019 tarihi itibariyle sona eren döneme ilişkin konsolide finansal tabloları ve denetçi raporuyla ilgili dikkat çeken noktaları inceleyelim.

Bu yıl ki raporlarda neredeyse geçmiş dönem raporlarımızdaki bulguların aynılarına sahibiz. Her gün güncel durumunu merak ettiğimiz Beşiktaş JK Derneği’nin (“Dernek”) konsolide borcu 525,7 milyon TL artarak 2,63 milyar TL’ye yükselirken, Şirketin borcu da 505 milyon TL artarak 1,46 milyar TL’den 1,97 milyar TL’ye yükselmiş. Borcun en önemli kalemi olan Finansal borç 1,4 milyar TL ve bunun 1,2 milyar TL’sinin Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş’ye ait olduğu görülüyor.

Raporda finansal borçlanma maliyetleriyle ilgili olarak bankalara %31, faktoring şirketlerine ise %33 ile borçlanıldığı bilgisi verilmektedir. Verilen Teminat rehin ipotekler ise %64 artışla 1 milyar TL’den 1,64 milyar TL’ye ulaşmış. Temliklerdeki artışta en dikkat çeken nokta ise, yayın geliri temliklerinin 468 milyon TL artarak, 312,5 milyon TL’den 780,5 milyon TL’ye yükselmesidir. Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş., geçen sezon aynı dönemde 10 milyon TL net kar açıklarken, bu sezon 306 milyon TL zarar açıkladı. Bu zararla birlikte şirketin birikmiş toplam zararı 1 milyar TL’yi aştı. Öz kaynaklardaki noksanlık 305 milyon TL zarar ile birlikte daha da büyüyerek (negatifte) 815 milyon TL’ye ulaştı ve Türk Ticaret Kanunu’na göre teknik iflas ve borç batağında bulunma durumumuzun devam etmesine neden oldu.

Ayrıca Şirket’in 843 milyon TL net kısa vadeli yükümlülüğü bulunuyor. Yani, bir yıldan kısa vadeli yükümlülüklerini dönen varlıkları karşılayamadığı gibi, 843 milyon TL de açık veriyor. Bu yükümlülüğü yerine getirmek için 729 milyon TL’lik kredinin yapılandırılması ve yeni kredi kullanımına gidilmesi planlanıyor. Bu senaryo içerisinde nakit olarak alınmayacak (Şirkete nakit olarak ödeme yapılmayacak) 107,5 milyon TL ertelenmiş gelirlerin yanı sıra, bir yıl içinde 7 milyon TL nakit yaratılması planlanıyor. 5 www.finanskartallari.com Şirketin geliri 202 milyon TL azalarak 704 milyon TL’ye düştü. “Gelir” başlığındaki tek artış yayın gelirleri olurken; UEFA, ticari ve maç günü gelirleri büyük ölçüde azaldı. Üst üste kazanılan iki şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi’ne katılım sayesinde yakalanan büyüme ivmesi sportif başarısızlıkla birlikte kaybedildi, hatta %22 küçülme yaşandı.

Rapor, 2018-19 se zonunda ticari gelirlerden 258 milyon TL, yayın gelirlerinden 181 milyon TL, maç günü gelirlerinden 97,5 milyon TL ve oyuncu transferlerinden 83 milyon TL gelir elde edildiğini gösteriyor. Beşiktaş’ın ücret giderleri geçen sezona göre 3 milyon TL azalmış ve 390 milyon TL olmuş. Raporda yeni sezon için (2019-2020) ücret giderleri %10 düşürülerek 353 milyon TL olarak bütçelenmiş. Buna karşın Türkiye Futbol Federasyonu 2 Eylül’de takım harcama limitini geçen sezon gerçekleşen giderlerin üçte ikisi olan 256 milyon TL olarak açıkladı.

Buraya dikkat! Önümüzdeki iki yıl geçiş süreci olarak kabul edildiğinden dolayı sırasıyla %30 ve %15 bütçe aşımlarında ceza verilmeyecek. Ancak burada amaç ceza yememeye odaklanmak değil, mali disiplini sağlamak olmalıdır. Şirketin Dernek’ten olan 335.661.473 TL’lik alacağı %78 artarak 599.084.650 TL’ye yükselmiş. Aynı zamanda Şirket bu yıl Dernekten olan alacağı için de faiz hesaplaması yapmış ve 131.407.546 TL faiz faturası kesmiş.

Faiz geliri faturasının da Dernek’in konsolide finansal tablosunda elemine edileceğini düşündüğümüzde, derneğe yansıyan zararın daha da büyük olduğunu söyleyebiliriz. Faiz faturasının yanı sıra Şirket Dernek’e 71.482.899TL mal ve hizmet satışı faturası kesmiş, 25.464.788 TL mal ve hizmet alımı gerçekleştirmiş. Beşiktaş futbolda 344 milyon TL zarar etti. Finansman faaliyetlerin etkisini dışarda tutsak dahi futbolun faaliyet zararı 76,5 milyon TL olmuş. Futbolda geçen yıl 772,5 milyon TL gelir elde edilmişken bu sene gelir 183 milyon TL azalarak 589 milyon TL’ye düşmüş.

Gelirlerin azalmasına rağmen maliyetlerde ise 38 milyon TL’lik artış gerçekleşmiş. 31 Mayıs 2019 tarihi itibariyle finansal tablolarda bulunan davalara ilişkin ayrılan toplam borç ve karşılık tutarı olan 62.817.155 TL’nin 37.439.076 TL’si alacak davaları, 23.587.245 TL’si menajer alacak davaları, 908.817 TL’si tazminat davaları ve 882.018 TL’si personel alacak davalarına istinaden ayrılmış.

Finansal bilgilerle ilgili yukarıda özeti bulunan raporumuzun tamamı incelemek için aşağıdaki linkten raporumuza ulaşabilirsiniz.

Finans Kartalları Besiktas JK Inceleme Raporu

Gökhan Tiryaki

İlişik yazılar
Beşiktaş’ta Yol Ayrımı: Tamam mı? Devam mı?
Beşiktaş’ta Giderlerdeki Artış Kontrol Edilemiyor
Sürdürülebilir Başarıyı Ancak Mali Konularda da Şenol Güneş Disiplini Sağlarsak Yakalarız